Anahtar Cebe Girdiği An Başlayan Saat
Anahtar kilitte iki kez döner, Tarık onu ceketinin cebine atar. Asansör gelene kadar kimse konuşmaz. Kadın kocasına bakar, adam ayakkabısının ucuna.
Zemin kata inince beklenen cümle gelir: "Biz bir düşünelim, size döneriz." El sıkışılır, araba uzaklaşır.
Tarık altı yıldır bu mesleği yapıyor ve bu cümleyi ezbere biliyor. Eskiden arabaya biner, bir sonraki randevuya giderdi. "Beğendilerse ararlar" diye düşünürdü.
Aramadılar. Çoğu zaman aramazlar; çünkü o hafta üç ev daha gezmişlerdir. Hangi evin balkonu büyüktü, hangisinin otoparkı vardı, karıştırırlar.
Ev gösterimi, anahtar cebe girince bitmiyor. Asıl iş o anda başlıyor ve ilk yirmi dört saat, sonraki üç haftadan daha değerli. Aşağıda o yirmi dört saatin planını bulacaksın.
"Bir Düşünelim" Aslında Ne Demek?
Çoğu zaman "hayır" demek değildir; "aklımda cevapsız bir soru kaldı" demektir. Müşteri o soruyu sana sormaz, çünkü sormak pazarlığa girmek gibi gelir. Sessiz kalmak daha kolaydır.
Cümlenin arkasında genelde dört şeyden biri durur. Fiyat bütçeyi zorluyordur ya da evde bir kusur gözüne batmıştır. Karar verecek asıl kişi o gün orada değildir ya da sırada gezilecek başka evler vardır.
Dördünün de ortak yanı var: hiçbiri kendiliğinden çözülmez. Fiyat sorusu sorulmazsa cevaplanmaz; kusur konuşulmazsa büyür. Karar verici eve gelmezse, evi hiç görmemiş biri "olmaz" der.
O yüzden "düşünelim" cümlesini kapanış sayma. O cümle, müşterinin sana bıraktığı yarım bir sorudur. Tamamlamak senin işin.
Sessiz Kalan Müşterinin Faturası
Duyguyu bir kenara koyup hesap yapalım. Rakamlar örnek; kendi ofisininkileri yerine koy.
Haftada dört gösterim yapıyorsan ayda on altı eder. Bunların onunda müşteri "düşünelim" deyip ayrılır. Sen aramazsan, o on kişiden kaçı seni arar?
Dürüst cevap: bir ya da iki. Geri kalan sekiz kişi kötü müşteri değildi; sadece kimse onlara ikinci kez dokunmadı. Üç ayda yirmi dört kişi eder.
Bu yirmi dört kişiden yalnızca birinin düzenli takiple satışa döndüğünü varsay. Dört milyon liralık bir dairede tek taraftan yüzde iki hizmet bedeli 80.000 lira eder. KDV hariç, üç ayda bir.
Yılda dört satış, 320.000 lira. Karşılığında harcanan emek, gösterim başına beş dakikalık bir arama ve iki satırlık bir not. Portala, yakıta, fotoğrafa ödediğin paranın karşılığını o beş dakika belirliyor.
Bir de kıyas: ABD'de yayımlanan sektör yazılarına göre bir ev, satılana kadar çoğunlukla on ile yirmi beş arası gösterim alıyor. Yani her gösterim bir piyango bileti değil; bir zincirin halkası. Halkayı kayda geçirmeyen, zinciri göremez.
Takip Gösterimden Önce mi Başlar?
Evet; en kolay takip, önceden haber verilmiş takiptir. Gösterime çıkmadan önce müşteriye tek bir cümle söylemek yeter. "Gezdikten sonra yarın öğlen kısaca arayıp fikrinizi alacağım."
Müşteri bunu kabul ettiyse ertesi günkü arama sürpriz olmaz. Söz verilmiş bir aramayı yapmak, habersiz aramaktan çok daha rahattır.
Bu cümlenin iki faydası var. Arayan kişi söz verdiği şeyi yapmış olur; ısrarcı görünmez. Müşteri de evi gezerken fikrini toparlamaya başlar, çünkü kendisine sorulacağını bilir.
Gösterimden önce üç şeyi daha netleştirmek işi kolaylaştırır. Müşterinin vazgeçemeyeceği özellik ne, bütçenin üst sınırı ne, kararı kim verecek? Bu üç cevap, gezi sonrası alınacak notların yarısını önceden doldurur.
Randevu sabahı kısa bir teyit mesajı da takvimin parçası. Saat, adres ve konum; o kadar. Gelmeyen müşteri sorununun büyük kısmı bu mesajla çözülür.
Gösterim Biter Bitmez Hangi Notlar Alınmalı?
Üç not: müşterinin tepkisi, dile getirdiği itiraz ve karar verecek kişi. Arabaya binmeden, iki dakikada yazılır. Akşama bırakılan not, akşam hatırlanmaz.
Tepki derken "beğendi" yazmak yetmez. Hangi odada durdu, neye dokundu, nerede yüzü değişti? "Mutfakta uzun kaldı, balkona çıkmadı" cümlesi, "beğendi" kelimesinden on kat değerli.
İtiraz çoğu zaman yarım cümleyle gelir. "Aidat biraz yüksekmiş" ya da "kat fena değil ama" gibi. Bunlar şikâyet değil, ikna için sana bırakılmış ipuçları.
Karar verici notu en çok atlanan. Evi gezen kişi parayı ödeyen kişi olmayabilir; kayınpeder, abla, yurt dışındaki eş devrede olabilir. Bunu bilmeden yapılan takip, yanlış kapıyı çalar.
Telefonuna kaydedebileceğin şablon:
AlanÖrnek notTepkiMutfağı sevdi, salonu dar bulduİtirazAidat yüksek geldiKarar vericiEşi görmedi; hafta sonu gelebilirBütçe sinyali"Biraz zorlar" dedi, rakam vermediSonraki adımYarın 11.00 arama, eşiyle ikinci gösterim teklifi
İlk 24 Saat ve Sonrası: Takip Takvimi
Aşağıdaki takvim beş dokunuştan oluşuyor. Her biri kısa; hiçbiri ısrar sayılmaz.
ZamanYapılacak işSüreGösterimden hemen sonraNotları yaz, sonucu işaretle2 dakikaAynı akşamKısa teşekkür mesajı ve evin konumu1 dakikaErtesi gün öğleden önceTelefonla ara, tek soru sor5 dakikaÜçüncü günİtiraza cevap veren bir alternatif gönder5 dakikaYedinci günSon dokunuş: karar değiştiyse haber iste2 dakika
Akşam mesajı satış yapmaz, hafıza tazeler. Üç cümleyi geçmesin; örneği şöyle:
"Bugün vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Gezdiğimiz dairenin konumu ekte. Aklınıza takılan olursa yazmanız yeter."
Ertesi günkü arama takvimin kalbi. Müşteri evi hâlâ hatırlıyor ama rakip evleri de gezmeye başlamış durumda. Bu aramayı yirmi dört saatin dışına itersen, hatırlanan ev olmaktan çıkarsın.
Üçüncü gün, itiraza cevap günü. Aidatı yüksek bulana aidatı düşük bir seçenek, salonu dar bulana geniş salonlu bir daire gider. Rastgele ilan göndermek takip sayılmaz; gürültü sayılır.
Aramada Ne Sorulur, Ne Sorulmaz?
"Beğendiniz mi?" diye sorma; bu sorunun tek cevabı kibar bir "evet, güzeldi" olur. Kapalı soru kapalı cevap getirir. Sana lazım olan, müşterinin kafasındaki yarım soruyu dışarı çıkarmak.
İşe yarayan üç soru var. "Evden çıkınca aklınızda ilk ne kaldı?" "Bu evde sizi en çok düşündüren ne oldu?"
Üçüncüsü de şu: "Kararı birlikte vereceğiniz biri var mı?" Birinci soru olumlu tarafı, ikincisi itirazı, üçüncüsü karar vericiyi ortaya çıkarır. Üçünü sorgu gibi arka arkaya sıralama; her cevabı bir cümleyle karşıla.
Fiyat itirazı gelirse telefonda pazarlığa girme. "Anladım, rakam sizi zorluyor; mülk sahibiyle konuşup size net bir cevapla döneyim" de. Bu cümle hem sana zaman kazandırır hem müşteriye ciddiye alındığını gösterir.
Telefonu nasıl açacağın ayrı bir beceri. O kısım telefon görüşmesi yazısında cümle cümle anlatılıyor. Buradaki üç soru, o görüşmenin gösterim sonrasına uyarlanmış hali.
Beğendi, Kararsız, Beğenmedi: Hangi Cevaba Hangi Yol?
Her gösterimin sonucu üç kutudan birine girer ve her kutunun yolu ayrıdır. Hepsine aynı mesajı atmak, en sık yapılan hatadır.
Beğendi: burada hız her şeydir. Aynı hafta ikinci gösterim ya da karar vericiyle ziyaret teklif et. Beğenen müşteri bekletilirse heyecanı söner, rakip ev öne geçer.
Kararsız: en kalabalık kutu budur ve satışların çoğu buradan çıkar. Kararsızlığın sebebi bulunmadan alternatif göndermek işe yaramaz. Sebep fiyatsa mülk sahibiyle, kusursa çözümle, karar vericiyse ikinci gösterimle ilerle.
Beğenmedi: kötü haber değil, değerli bilgi. Neyin beğenilmediği öğrenilirse bir sonraki öneride isabet artar. Aynı evi aynı müşteriye üç ay sonra yeniden önermek ise güveni zedeler.
Müşterinin hangi aşamada olduğunu görmek için bir çerçeve lazım. Satış pipeline'ı denen şey tam bu. Aşamaların nasıl kurulacağı pipeline yazısında var.
Takip ile Israr Arasındaki Çizgi Nerede?
Çizgi sıklıkta değil, içerikte; her dokunuş müşteriye yeni bir şey götürüyorsa takiptir. Buraya kadar hep "ara" dedik, şimdi karşı tarafı dinleyelim. Müşterilerin emlakçıdan en sık şikâyeti bitmeyen aramalardır ve bu şikâyette haklılar.
Her gün arayan, aynı ilanı üç kez gönderen danışman takip yapmıyor. "Ne oldu, karar verdiniz mi" diye sıkıştıran da öyle. O, müşteriye yük oluyor.
Ölçü şu olsun: elinde yeni bir bilgi, bir cevap ya da gerçek bir alternatif var mı? Varsa ara. Yoksa arama.
Bir de izin cümlesi var; yedinci gün mesajının sonuna eklenir. "Bundan sonra yalnızca size uygun bir ev çıktığında yazacağım." Müşteri rahatlar, kapı da açık kalır.
"Aramayın" diyen müşteriye saygı duy ve kaydına not düş. O not, üç ay sonra aynı kişiyi yanlışlıkla aramanı önler. İstemeyen kişiyi aramak hem ayıp hem riskli.
Mülk Sahibine Gösterim Raporu Neden Şart?
Çünkü mülk sahibi sessizliği "emlakçı çalışmıyor" diye okur. Sen o hafta evi dört kişiye göstermiş olabilirsin; o bunu bilmiyorsa hiç göstermemiş sayılırsın. Portföy kaybının en yaygın sebebi tembellik değil, habersizliktir.
Rapor uzun olmak zorunda değil. Kaç kişi gezdi, ne dediler, sen ne öneriyorsun; üç satır yeter. Örneği şöyle:
"Bu hafta dairenizi üç aile gezdi. İkisi aidatı yüksek buldu, biri mutfağı çok beğendi. Aidat konusunu yöneticiyle konuşmanızı öneririm."
Bu üç satırın asıl gücü fiyat konuşmasında ortaya çıkar. "Fiyat yüksek" demek senin fikrindir; "gezen altı kişiden dördü fiyatı yüksek buldu" demek veridir. Mülk sahibi fikre itiraz eder, veriye edemez.
Raporun sıklığı ve tonu için mülk sahibiyle iletişim yazısına bak. Fiyat konuşmasının zamanlaması ise fiyat indirimi yazısının konusu.
Kiralıkta ve Gelmeyen Müşteride Takip Nasıl Değişir?
İkisinde de takvim kısalır ve ton yumuşar. Kiralıkta hız, gelmeyen müşteride sabır öne çıkar.
Kiralıkta Takip Satılıktan Farklı mı?
Farklı; kiralıkta saat daha hızlı işler. Satılık ev arayan haftalarca düşünür, kiralık arayan çoğu zaman birkaç gün içinde karar verir. Yirmi dört saatlik takvim kiralıkta aynı güne sıkışır.
Kiralık gösterimden sonra akşam mesajı beklenmez; arama aynı gün yapılır. Ertesi güne kalan kiralık müşteri çoğu zaman başka bir evin kaporasını vermiştir. Burada hız, satılıktakinden de belirleyici.
Sorular da değişir. Kiracı adayına taşınma tarihi, kaç kişi oturacağı ve depozito beklentisi sorulur. Mülk sahibine verilecek rapor da kısalır: kim gezdi, ne zaman taşınabilir, ne teklif ediyor.
Değişmeyen tek şey kayıt. Kiralık müşteri bugün kiracıdır, üç yıl sonra alıcı olabilir. Bugün alınan iki satırlık not, o gün yapılacak aramanın konusu olur.
Gösterime Gelmeyen Müşteriye Ne Yazılır?
Sitem içermeyen tek bir mesaj yazılır ve yeni bir saat önerilir. Gelmeyen müşteri çoğu zaman kötü niyetli değildir; unutmuş ya da işi çıkmıştır. Sert bir mesaj, dönebilecek müşteriyi tamamen kaybettirir.
Örnek mesaj şöyle olabilir: "Bugün buluşamadık, umarım her şey yolundadır. Yarın 17.00 ya da cumartesi 11.00 uygun olur mu?" İki seçenek sunmak, müşterinin cevap vermesini kolaylaştırır.
İkinci kez gelmeyen müşteri için kural değişir. Üçüncü randevu verilmeden önce telefonla konuşulur ve ciddiyet ölçülür. Gerçek alıcıyı meraklıdan ayırmanın yolları lead kalifikasyon yazısında anlatılıyor.
Mülk sahibine de haber verilmeli. Evini hazırlayıp bekleyen kişiye "müşteri gelmedi" demek hoş değil ama gerekli. Söylenmezse, boşa geçen o saatin hesabı emlakçıya kesilir.
Yer Gösterme Belgesi Takibin Neresinde?
Hiçbir yerinde; belge ispat içindir, takip satış içindir. İkisi aynı gösterimden doğar ama ayrı işlere yarar. Birini yapmak diğerini yapmış saymaz.
Belgenin kuralları Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te yazılı. Her alıcı ya da kiracı için ayrı düzenlenir ve en az iki nüsha olur. Gösterilen kişinin imzası şarttır.
Belge sana şu güvenceyi verir: müşteri seni atlayıp mülk sahibiyle doğrudan anlaşırsa hizmet bedelini yine isteyebilirsin. Şart, yetkilendirme sözleşmesinin süresinin dolmamış olması. Ayrıntısı yer gösterme belgesi yazısında duruyor.
Ama dikkat: belge komisyonu korur, satışı getirmez. Çekmecesinde yüz imzalı belge olup ayda bir satış yapamayan ofisler var. Eksik olan kâğıt değil, kâğıttan sonraki telefon.
Ekipte Gösterim: Kim Gezdirdi, Kim Arayacak?
Gösterimi yapan kişi arar; ilk yirmi dört saatin sahibi odur. Tek başına çalışıyorsan sorun yok. Ofiste üç danışman olunca iş karışır: evi biri gösterir, müşteri başkasını arar, takip ortada kalır.
Danışman izne çıkıyorsa ya da başka işe kayıyorsa, müşteriyi notlarıyla birlikte devreder. Notsuz devir, devir değildir. Yeni arayan kişi "evi beğenmiş miydiniz" diye sorarsa müşteri baştan anlatmak zorunda kalır.
Ofis sahibiysen haftada bir şu soruyu sor: sonucu yazılmamış kaç gösterim var? Bu sayı, ekibin takip disiplininin en dürüst göstergesi. Müşterinin kime düşeceği konusu lead dağıtımı yazısında ayrıca işlendi.
Defterle bu düzeni kurmak mümkün ama yorucu. Sayfa çevirip dün kimi gezdirdiğini aramak, takibin kendisinden uzun sürer. Defterin nerede yettiği, nerede tıkandığı müşteri takip defteri yazısında anlatılıyor.
Takibin bütününü baştan sona görmek istersen müşteri takip rehberi elinin altında olsun. Gösterim sonrası, o zincirin en çok kopan halkası.
Haftalık Gösterim Karnesinde Neye Bakılır?
Dört sayıya: yapılan gösterim, sonucu yazılan gösterim, ikinci gösterime dönen müşteri ve gelen teklif. Bu dört sayı yan yana konduğunda zincirin nerede koptuğu görünür. His yerine rakam konuşur.
SayıNe söylerYapılan gösterimHaftanın iş hacmiSonucu yazılan gösterimTakip disipliniİkinci gösterime dönenDoğru evin doğru kişiye gösterilip gösterilmediğiGelen teklifFiyatın ve iknanın durumu
On gösterimin yalnızca dördünün sonucu yazılmışsa sorun takiptedir. Sonuçlar yazılmış ama ikinci gösterim çıkmıyorsa sorun eşleştirmededir; yanlış evler gösteriliyordur. İkinci gösterim var, teklif yoksa sıra fiyat konuşmasındadır.
Bu karneyi tutmak on dakika sürer. Hangi rakamın ofisi büyüttüğü rapor yazısında ayrıntısıyla anlatılıyor. Ölçülmeyen gösterim, tekrarlanan hatadır.
Gösterimin Kaydı Nerede Durmalı?
Müşterinin ve portföyün yanında; çünkü gösterim ikisinin kesiştiği yerdir. Ayrı bir deftere yazılan gösterim, ne müşteri dosyasında ne ilan dosyasında görünür. Üç ay sonra "bu eve kimi götürmüştüm" sorusunun cevabı kaybolur.
EmlakCRMx içindeki Gösterimlerim bölümü bu kesişimi kayda alıyor. Müşteriyi, portföyü, günü ve saati seçip gösterimi kaydediyorsun. Kayıt takvimde ve o günün gösterim listesinde kendiliğinden görünüyor.
Gösterimden sonra sonucu tek dokunuşla işaretliyorsun: beğendi, kararsız ya da beğenmedi. Ardından "takip görevi oluştur" seçeneği çıkıyor. Görev ertesi güne düşüyor; müşteri beğendiyse yüksek öncelikle.
Sonuç, eşleştirme tarafına da işliyor. Müşterinin beğenmediği ev ona bir daha önerilmiyor; beğendiği evin uyum puanı yükseliyor. Bunun nasıl çalıştığı akıllı eşleştirme sayfasında anlatılıyor.
Mülk Sahibi Raporunun Malzemesi Nereden Gelecek?
Portföyün kendi sayfasından; o evin bütün gösterim geçmişi orada duruyor. Kim gezdi, hangi gün gezdi, sonuç ne oldu; hepsi tek listede. Mülk sahibine yazacağın üç satırın malzemesi bu liste.
Program raporu senin yerine yazmıyor; ne yazacağını önüne koyuyor. Listeyi dosya olarak indirip kendi cümlelerinle özetliyorsun. Rakamı sen söylüyorsun, kaynağı kayıt oluyor.
Müşteri tarafında da aynısı var. Kimin hangi evi gezdiği ve ne dediği müşteri kartında görünüyor. Altı ay sonra arayan müşteriye "size Çınar Sokak'taki daireyi göstermiştim, aidatı yüksek bulmuştunuz" diyebiliyorsun.
Otuz gün ücretsiz deneyebilirsin ve kart bilgisi istenmiyor. Ücretli paketler fiyatlandırma sayfasında duruyor. Denemenin en iyi yolu, bu haftaki gösterimlerini girip sonuçlarını işaretlemek.
Aynı Asansör, Başka Bir Akşam
Tarık bu kez asansörde sessizliği bozmadı. Zemin katta yine aynı cümleyi duydu: "Biz bir düşünelim." Gülümsedi, el sıkıştı.
Arabaya binmeden telefonunu çıkardı. İki dakika yazdı: mutfağı sevdiler, aidat yüksek geldi, kararı kadının babası verecek. Akşam teşekkür mesajını gönderdi.
Ertesi gün on biri çeyrek geçe aradı ve tek soru sordu. Kadın biraz sustu, sonra "babam hafta sonu gelse, bir daha gezebilir miyiz" dedi. Anahtar cumartesi günü yine o kilitte döndü.
Özet
Gösterimden sonraki ilk 24 saat takibin en verimli dilimidir; müşteri evi hatırlar ama başka evleri gezmeye de başlamıştır.
"Bir düşünelim" cümlesinin arkasında çoğunlukla dört sebepten biri vardır: fiyat, bir kusur, orada olmayan karar verici ya da sıradaki başka evler.
Gösterim biter bitmez üç not alınmalıdır: müşterinin tepkisi, dile getirdiği itiraz ve kararı verecek kişi.
Takip takvimi beş dokunuştan oluşur: anında not, aynı akşam teşekkür mesajı, ertesi gün arama, üçüncü gün alternatif, yedinci gün son dokunuş.
Mülk sahibine haftalık üç satırlık gösterim raporu, fiyat konuşmasını fikirden veriye taşır.
Taşınmaz gösterme belgesi hizmet bedeli hakkını ispatlar; satışı getiren ise belgeden sonraki takiptir.
Sık Sorulan Sorular
Müşteri evi çok beğendi ama teklif vermiyor; ne yapmalıyım?
Beğenmek ile teklif vermek arasında çoğu zaman bir korku durur: yanlış fiyat verme korkusu. Müşteri düşük teklifle ayıp etmekten, yüksek teklifle fazla ödemekten çekinir. Ona bölgedeki benzer satışları göster ve makul bir aralık söyle.
Sonra kararı kolaylaştır: "Teklifinizi ben ileteyim; mülk sahibi kabul etmezse konu kapanır." Aracının arada olduğunu bilen müşteri daha rahat adım atar.
Aynı müşteriye aynı evi ikinci kez göstermek doğru mu?
Doğru, hatta ciddi alıcıda neredeyse kural. İlk gezide insanlar eve duygusal bakar; ikinci gezide metre, priz, komşu ve gün ışığı konuşulur. İkinci gösterim talebi, satışa en yakın işarettir.
İkinci geziyi farklı bir saate koy. Sabah gezilen ev akşamüstü bir daha görülsün; ışık, gürültü ve otopark durumu değişir. Karar verici kişi de mutlaka bu gezide olsun.
Gösterimde mülk sahibinin evde olması iyi mi, kötü mü?
Çoğu zaman kötü. Alıcı, ev sahibinin yanında dolapları açamaz, kusuru yüksek sesle söyleyemez; kibarlıktan erken çıkar. Sen de gerçek tepkiyi göremezsin.
Mülk sahibine bunu kırmadan anlatmak gerekir. "Alıcılar siz yokken daha rahat geziyor; gerçek fikirlerini de size aktarabiliyorum." Evde kalmak zorundaysa, gezi boyunca başka bir odada beklemesini rica et.